İlk Evim İlk Arsam Projesinde “Arsa Yerine Tarla Tahsis Edildi” Tepkisi: Hak Sahipleri Mağduriyetlerinin Giderilmesini İstiyor

Adıyaman’ın Kahta ilçesinde, 2022 yılında başlatılan İlk Evim İlk Arsam Projesi kapsamında hak sahibi olan vatandaşlar, dört yıllık bekleyişin ardından kendilerine Çataltepe köyünde tahsis edilen arazilere tepki gösterdi. Tahsis edilen yerlerin arsa değil, tarla niteliğinde olduğunu savunan hak sahipleri, altyapı ve sosyal imkânlardan uzak bölgede ev yapmalarının mümkün olmadığını belirterek mağduriyetlerinin giderilmesini istedi. Vatandaşlarla birlikte basın açıklaması yapan Serhat Erdem ise yetkililere çağrıda bulundu.
Dört Yıl Arsa Beklediler, Tarım Arazisiyle Karşılaştıklarını Söylediler
2022 yılında dar gelirli vatandaşların ev sahibi olabilmesi amacıyla başlatılan İlk Evim İlk Arsam Projesi kapsamında Kahta ve Samsat ilçelerinde kura sonucu hak sahibi olan vatandaşlar, tahsis edilen arazilerin konumuna ve niteliğine itiraz etti.
Basın toplantısında konuşan Serhat Erdem, iki ilçede toplam 620 kişinin hak sahibi olduğunu belirterek, dört yıllık bekleyişin ardından vatandaşların e-Devlet hesaplarına Çataltepe’den arsa tahsis edildiğine ilişkin bildirimler gönderildiğini söyledi.
Ancak hak sahipleri, kendilerine gösterilen arazilerin tarımsal nitelikte olduğunu, bölgede konut yapımına uygun altyapı bulunmadığını ve günlük yaşam için gerekli temel hizmetlere erişimin zor olduğunu savundu.
Serhat Erdem: “Burası Arsa Değil, Tarla!”
Çataltepe köyünde hak sahipleriyle birlikte açıklama yapan Serhat Erdem, tahsis edilen arazilerin hukuki ve fiziki niteliğinin sorgulanması gerektiğini ifade etti.
Arsa ile tarla arasındaki ayrıma dikkat çeken Erdem, şöyle konuştu:
“Resmî olarak, hukuki olarak arsanın tanımı şu: Belediye imar sınırları içerisinde, belediye tarafından parsellenmiş, altyapısı yapılmış, yapı yapmaya müsaade edilmiş olan yer arsadır. Peki, burası arsa mı? Değil, tarla. Bildiğimiz tarım arazisi. Bir yandan vatandaş tarım arazisinde ev yaptı, yapı yaptı diye ceza kesiyorsun, diğer yandan tarım arazisini arsa diye vatandaşa satıyorsun.”
Erdem, söz konusu alanın tarım arazisi olduğunu öne sürerek tahsis işleminin yeniden değerlendirilmesini istedi.
“Bir Dönüm Tarla 150 Bin Lira, 330 Metrekareye 780 Bin Lira İsteniyor”
Arazilerin fiyatlandırılmasını da eleştiren Erdem, Çataltepe’de bir dönüm tarlanın yaklaşık 150 bin lira olduğunu iddia etti.
Proje kapsamında müstakil arsa için 330 metrekareye 780 bin lira, müşterek yapılaşma için ise 680 bin lira bedel belirlendiğini söyleyen Erdem, bu rakamların dar gelirli vatandaşlar açısından ağır bir yük oluşturduğunu savundu.
Dört yıl önce arsa tahsisi yapılmış olsaydı vatandaşların çok daha düşük maliyetlerle ev sahibi olabileceğini belirten Erdem, bugün arsa ve konut yapım maliyetlerinin toplamda 3 ila 3,5 milyon liraya ulaşabileceğini dile getirdi.
“Burada Okul Yok, Hastane Yok, Ulaşım Yok”
Hak sahiplerinin en büyük şikâyetlerinden biri de tahsis edilen arazilerin yerleşim merkezine uzak olması ve bölgede temel hizmetlerin bulunmaması oldu.
Basın toplantısına katılan vatandaşlar, okul, hastane, market, fırın ve toplu ulaşım imkânlarının bulunmadığı bir bölgede aileleriyle birlikte nasıl yaşayacaklarını sorguladı.
Kendi araçlarının bulunmadığını belirten bazı hak sahipleri, Kahta merkezine gidip gelmenin bile ciddi bir ekonomik yük oluşturacağını ifade etti.
Serhat Erdem de bu duruma dikkat çekerek şunları söyledi:
“Vatandaşlarımız bir evleri olsun, bir yuvaları olsun, kiracılıktan kurtulsunlar, çocuklarının başını koyacağı bir çatısı olsun diye başvurdu. Ama yer burası değil. Biz sizden Nişantaşı’ndan, Bağdat Caddesi’nden yer istemiyoruz. Çocuklarımızın hastaneye, okula ulaşabileceği, belediye sınırları içerisinde bir yer istiyoruz.”
“Çataltepe Mahalle Değil, Köy”
Erdem, hak sahiplerine gönderilen bildirimlerde Çataltepe’nin mahalle olarak belirtildiğini, ancak yaptıkları görüşmelerde yerleşimin belediye sınırları dışında kalan bir köy olduğunu öğrendiklerini ileri sürdü.
Bu durumu eleştiren Erdem, “Madem Çataltepe’yi mahalle yaptınız, Kahta’yı da il yapın. Mülk’ü, Narince’yi, Akıncılar’ı da ilçe yapın. Bari hayır duamızı almış olursunuz.” ifadelerini kullandı.
Hak Sahipleri Şubat 2027 Öncesinde Çözüm Bekliyor
Basın toplantısında söz alan hak sahipleri, Şubat 2027’deki ödeme sürecinden önce arazilerin değiştirilmesini istediklerini belirtti.
Vatandaşlar, belirlenen süre içerisinde ödeme yapmamaları durumunda hak sahipliklerini kaybetmekten endişe ettiklerini dile getirdi.
Bazı hak sahipleri, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ilgili birimlerine ve CİMER’e başvurduklarını, ancak sorunlarına çözüm getiren bir yanıt alamadıklarını öne sürdü.
Serhat Erdem’den Yetkililere Çağrı: “Vatandaşın Sesini Duyun”
Söz konusu tahsislerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Serhat Erdem, Kahta belediye sınırları içerisinde vatandaşların ev yapabileceği uygun araziler bulunduğunu savundu.
Mevcut tahsis edilen yerlerin başka alanlarla değiştirilmesini talep eden Erdem, yetkililerin hak sahipleriyle doğrudan görüşmesi gerektiğini söyledi.
Siyasileri de eleştiren Erdem, şu ifadeleri kullandı:
“Lütfen vatandaşın sesini duyun artık. Çevrenizi çevreleyen etten duvarları yıkın. Vatandaşımızla direkt temasa geçin. Biz vatandaşın sıkıntılı olduğu konuları size duyuruyoruz. Makamlar, mevkiler geçicidir. Vatandaşın yaralarına merhem olduğunuz müddetçe hayırla yâd edileceksiniz.”
Açıklamasının siyasi bir beklentiden kaynaklanmadığını dile getiren Erdem, kendi çocuklarının geleceğini düşündüğü kadar memleketin çocuklarının geleceğini de önemsediklerini belirtti.
Hak Sahiplerinden Ortak Talep: “Arsalarımızın Yerleri Değiştirilsin”
Basın açıklamasına katılan vatandaşlar, devletin dar gelirli ailelere ev sahibi olma imkânı sunmasını önemli bulduklarını, ancak tahsis edilen arazilerin yaşam koşullarına uygun olmadığını savundu.
Hak sahipleri, dört yıl bekledikleri projeden vazgeçmek istemediklerini, ancak tarım arazisi olduğunu belirttikleri ve temel hizmetlerin bulunmadığı mevcut bölgede konut yapmalarının kendilerini daha da zor durumda bırakacağını ifade etti.
Vatandaşlar, yetkililerden tahsis edilen arazilerin niteliğinin yeniden incelenmesini ve Kahta merkezine daha yakın, altyapısı bulunan, konut yapımına uygun alanlardan arsa verilmesini talep etti.
BASIN TOPLANTISINDA HAK SAHİBİ VATANDAŞLARIN KONUŞMALARI
1. Hak Sahibi Vatandaş: “Benim Aracım Yok, Buraya Nasıl Gelip Gideceğim?”
“Biz 2022 yılında İlk Evim Müstakil Arsa Projesi’nde hak sahibi olduk. Aradan dört sene geçmesine rağmen, dört sene sonra bize kuş uçmaz, kervan geçmez yerlerde arsa verildi.
Arsaların yerlerinin değiştirilmesini istiyoruz. Buradan bütün yetkililere sesleniyoruz.
Burada okul yok, hastane yok, ulaşım yok, fırın yok, market yok. Biz burada nasıl yaşayacağız? Çoluk çocuk var. Benim kendi aracım yok. Ben buraya nasıl gelip geleceğim?
Teşekkür ediyorum, sağ olun.”
Basın mensubunun sorusu: “Peki, yer değişikliği olmazsa ne yapacaksınız? Kabul edecek misiniz?”
Vatandaşın yanıtı:
“Yok, biz kabul etmiyoruz. Kesinlikle yer değişikliği olmasa da biz burayı kabul etmiyoruz. İstemiyoruz burayı.
Kahta merkeze daha yakın yerler var. Oradan istiyoruz. Yani hazine arazisi bitmedi. Kahta’da bir burası mı kaldı?”
2. Hak Sahibi Vatandaş: “Hepimiz Emekçiyiz, Çoğumuz Kiracıyız”
“Bu İlk Evim İlk Arsam Projesi adı altında başvurularımızı yapmıştık. Dört yıl geçti, bayağı bir zaman geçti. Hatta unutulduk dedik.
Sonra bir baktık, bir gün e-Devlet’e düşmüş; işte Çataltepe mevkii. Ben Çataltepe’yi ilk defa duydum. Böyle bir mahalle olarak bilmiyordum. Kahta’da 30-35 senedir yaşıyorum, böyle bir mahalleden haberim yoktu. Onu da öğrenmiş olduk.
Şimdi verilen yere baktığımızda burası birçok imkândan mahrum bir bölgedir. Görüyorsunuz etrafı. Burası köylünün tarım arazisi, mera alanı.
Şimdi buraya TOKİ’nin yapılması demek buranın tahrip edilmesi demek. Çünkü bu tarla kolay kolay elde edilmiyor.
Dolayısıyla biz hak sahipleri zengin kişiler değiliz. Hepimiz emekçiyiz. Çoğumuz başka yerde çalışıyoruz. Parayı kolay kazanmıyoruz.
Hepimiz hayal kırıklığı yaşadık. Çünkü 605 kişi ya da 620 mi tam olarak bilmiyorum ama 600’ün üzerinde bir hak sahibi var.
Şimdi 600 hak sahibini beş kişiyle çarparsak, çünkü bir aile ortalama beş kişiden oluşmakta, 3 bin kişiye tekabül etmekte.
Bu 3 bin kişi demek bir ilçeye tekabül ediyor demektir. Yani 3 bin kişiyi buraya yerleştirdiğiniz zaman siz burayı tahrip alanına çevirmiş olursunuz.
Artı hiçbir imkân yok. Hastane yok, market yok. Yaşam alanı adına hiçbir şey yok. Bu da büyük bir problemdir.
Devletin kaynağını oraya dökmesi, o da ayrı bir israftır.
Yetkililerden sesimizi duymalarını istiyoruz. Bu insanların taleplerine karşılık versinler.
Emin olun ki yüzde 99’umuzun evi yok. Hepimiz kiracıyız.
Devletimiz bize böyle bir imkân tanıdı. Ama verilen bu imkân bizi hayal kırıklığına uğrattı.
En kısa zamanda, zaten 12 Şubat’a kadar bu paraları yatırmamız gerekiyor. Yatırmazsak haklarımız elimizden alınacak.
Bu süre dolmadan önce yetkililerimiz bize kulak versin. Bu emekçi kardeşlerimize bir el uzatsınlar. Biz de Allah razı olsun deriz.
Teşekkür ediyorum.”
Basın mensubunun sorusu: “Peki, Çevre Şehircilikte hiç bulundunuz mu? Yani dilekçe gönderdiniz mi?”
Vatandaşın yanıtı:
“Dilekçe gönderdik. Biz şunu da ifade edeyim, birçok kanalı denedik. Çevre Şehircilik’e, CİMER’e yazdık.
Hiç kimse bize bir cevap yazmadı. CİMER’den gelen yazıyla, klasik bir yazıyla geçiştirmişler.
Yani istediğimiz şekilde, mantıklı bir cevap gelmedi.
Başka kanalları da denedik. İsim vermek istemiyorum. Herkesten talepte bulunduk ama kimse yüzümüze bakmadı.
Sağ olsun Serhat Bey bize yardımcı oldu. Ondan da Allah razı olsun.
Yine söylüyorum, çok şey istemiyoruz.
Bakın, bir ev sahibi olmak bir insanın 30-40 senesini alır. Bizim gibi gariban, emekçi kardeşlerimizin ev sahibi olması yılları alır.
Hani devlet bize bu imkânı verdiyse, daha sosyal imkânların çok olduğu, şehre yakın bir bölgeden verilirse bu insanlar daha rahat eder.
Arkadaşlarımızın belirttiği gibi çoğumuzun aracı yok. Araçların bugün yakıt maliyetini biliyorsunuz.
Yani aracı olan da gidip geldiği zaman bir sürü masraftır.
Teşekkür ediyorum.”
3. Hak Sahibi Vatandaş: “Dört Yıl Bekledik, Haklarımızı Kaybetmek İstemiyoruz”
“2022 yılında İlk Evim İlk Arsam Projesi’nde hak sahibiyim.
Şimdi dört sene geçmesine rağmen bize devletin, daha doğrusu TOKİ’nin reva gördüğü yer şu an bulunduğumuz mevki.
Burası ilk başta köylülerimizin tarım arazileri. Devletin hazine malı yaptığı araziler. Yani onlar da aynı şekilde tarım arazisi.
Şimdi birincisi onlar, kendileri mağdur.
İkincisi, biz dört yıl beklememize rağmen bize reva görülen yer hiçbir ulaşımın olmadığı, hiçbir sosyal yaşantının olmadığı bir yer.
Okul, öğretim, hastane ve buna benzer birçok sıkıntı var burada.
Bir an önce buranın sıkıntılarının giderilmesini talep ediyoruz.
Eğer 2027 Şubat ayında bu yerlerimiz değiştirilmezse bu haklarımız elimizden alınacaktır.
Bizim devletimizden talebimiz, bu mağduriyetimizin giderilmesidir.
Çocuklarımızın, çalışanlarımızın daha güzel bir yerde, daha güzel bir konumda arazilerimizin, arsalarımızın verilmesini talep ediyoruz.
Teşekkür ederim.”
4. Hak Sahibi Ali Acar: “Arsa Beklerken Bize Arazi Verdiler”
“Başta şunu söyleyeyim. Dört sene önce böyle bir proje yapıldı. Biz de başvurduk.
Sonra dört sene sonra bir mesaj geldi. Çataltepe köyünde size arsa tahsis edildiğini söylediler.
Biz de şok olduk.
Büyük bir umutla, ümitle beklerken gerçekten hiç bunu beklemiyorduk.
En azından şehre daha yakın, daha ulaşılabilir bir yerde olmasını bekliyorduk.
Yani biz arsa beklerken bize arazi verdiklerini söylüyorlar.
Gerçekten mağduruz.
Bu arada Serhat Erdem’e de teşekkür ediyoruz. Allah razı olsun.” Dedi
HABER: Ömer Faruk YILMAZ
















