Dolar 49,1975
Euro 55,0955
Altın 6.511,79
BİST 12.108,89
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Adıyaman 22°C
Hafif Yağmurlu
Adıyaman
22°C
Hafif Yağmurlu
Sal 24°C
Çar 22°C
Per 24°C
Cum 26°C

Serhat Erdem’den Milletvekillerine Sert Çıkış: “Hepimiz Size Abi, Ağam, Paşam Diyelim; Yeter ki Bu Memleketin Sorunlarını Görmezden Gelmeyin”

4 Ekim 2026 17:01
19
A+
A-

Teşikan Yaylası’ndaki su tartışmasında konuşan Serhat Erdem, yerel yöneticiler ve milletvekillerine seslendi: “Gaziantep sanayide büyüyor, Şanlıurfa TEKNOFEST’e ev sahipliği yapıyor; Adıyaman ise hâlâ temel sorunlarını konuşuyor.”

ADIYAMAN – Adıyaman’ın Sincik ilçesi sınırlarında bulunan Teşikan Yaylası’ndaki su kaynaklarının Sincik’e aktarılmasına yönelik çalışmalara karşı bölge halkı, köy muhtarları ve sivil toplum temsilcileri bir araya gelerek basın açıklaması yaptı.

Basın açıklamasında ilk konuşmayı yapan Serhat Erdem, yaklaşık bir ay önce kamuoyunun gündemine taşıdıkları Teşikan Yaylası su meselesinde ilgili kurumlarla yapılan görüşmelerden sonuç alınamadığını belirterek, konunun yargıya taşındığını açıkladı.

Erdem, “Yaklaşık bir ay önce Teşikan Yaylası’nın su problemini gündeminize taşımıştık. Yapmış olduğumuz görüşmeler neticesinde maalesef müspet yönde bir sonuç alamadık. Nihayetinde konu Adıyaman idare yargısına taşındı. Bu hafta davamız açıldı. Şimdi mahkemeden gelecek sonucu bekliyoruz” dedi.

“Biz paylaşmaya karşı değiliz; daha önce iki su kaynağını verdik”

Teşikanlıların Sincik halkının içme suyu ihtiyacının karşılanmasına karşı olmadığını vurgulayan Erdem, geçmişte yayladaki su kaynaklarının bir bölümünün zaten bu amaçla verildiğini söyledi.

Erdem, iki su kaynağının daha önce verildiğini, kalan kaynakların ise yaylada bırakılmasına ilişkin köylüler, muhtarlar ve ilgili makamlar arasında protokol yapıldığını ifade etti.

“Bizler paylaşmaktan aciz değiliz. Bu halk paylaşmayı seviyor. Daha önce de fedakârlığını yapmış” diyen Erdem, kalan su kaynaklarının da alınmasının Teşikan Yaylası’nın geleceğini tehlikeye atacağını savundu.

“Önce mevcut isale hattındaki su kaybını önleyin”

Sincik’in su ihtiyacının Teşikan Yaylası’ndaki son kaynaklar alınmadan da karşılanabileceğini öne süren Erdem, mevcut isale hattındaki kayıplara dikkat çekti.

Yapılan ölçümlerde hattan önemli miktarda su geçtiğini ancak bunun bir bölümünün kaybedildiğini ifade eden Erdem, hattaki sorunların tamamen giderilmesi halinde yaklaşık 35-36 litrelik debiye ulaşılabileceğini savundu.

Erdem, mevcut kaynakların daha verimli kullanılması ve alternatif su kaynaklarının sisteme dahil edilmesi halinde Teşikan Yaylası’nın kalan suyuna ihtiyaç duyulmayacağını söyledi.

“8 köy, 15-16 mezra var; vatandaşa neden sorulmuyor?”

Projelerin bölge halkıyla istişare edilmeden hayata geçirilmesini de eleştiren Erdem, bölgede sekiz köy ile çok sayıda mezranın bulunduğunu söyledi.

Erdem:

“Orada 8 tane köy var, 15-16 tane mezra var. Sen kalkıp bu muhtarları teker teker çağırıp görüşlerini alabilirdin. Köylünün düşüncelerini alabilirdin. Bunu yapmıyorsun. Bunun yerine orada kalan iki göz suyu da alıp götürelim diyorsun” ifadelerini kullandı.

“Teşikan Yaylası, Teşikan Dağı’na dönüşür”

Yayladaki kalan su kaynaklarının da alınması halinde bölgedeki doğal yaşamın, arıcılığın ve hayvancılığın zarar göreceğini belirten Erdem, suyun Teşikan için yalnızca bir içme suyu meselesi olmadığının altını çizdi.

Bölgede geven başta olmak üzere çeşitli bitki türlerinin bulunduğunu belirten Erdem, yaylanın arıcılık ve hayvancılık açısından da önemli olduğunu söyledi.

Erdem:

“O iki göz su da gittiği zaman Teşikan Yaylası, Teşikan Dağı olacak.”

Yüzyıllardır yaylaya çıkarak hayvancılık yapan ailelerin geçim kapısının tehlikeye gireceğini ifade eden Erdem, alternatif kaynakların değerlendirilmesini istedi.

“Alternatif kaynaklar varken neden Teşikan’ın son suyuna gidiliyor?”

Teşikan Yaylası güzergâhında başka su kaynaklarının bulunduğunu öne süren Erdem, bu kaynakların değerlendirilmesi halinde hem yaylanın korunabileceğini hem de kamu kaynaklarının daha verimli kullanılabileceğini söyledi.

Erdem, yapılması planlanan çalışmanın maliyetinin yaklaşık 80 milyon liraya kadar çıkabileceğinin kendilerine aktarıldığını belirterek mevcut isale hattının iyileştirilmesi çağrısında bulundu.

Erdem’den Adıyaman milletvekillerine sert mesaj

Serhat Erdem, açıklamasının devamında eleştirilerinin dozunu yükselterek Adıyaman milletvekillerine seslendi.

Teşikan Yaylası meselesinin milletvekillerine iletildiğini ancak çözüm konusunda destek göremediklerini söyleyen Erdem:

“Bu konuyla alakalı milletvekillerimize de bu bilgiler gitti. Maalesef bir ses alamadık. Çözüm noktasında yardımlarını görmedik” dedi.

“Ankara’dan Adıyaman’a gelince zaman makinesine binmiş gibisin”

Adıyaman’ın kalkınma sorunlarına da değinen Erdem, kentin çevre illere kıyasla geri kaldığını savundu.

Erdem:

“Türkiye Yüzyılı diyorsun ama Adıyaman Türkiye Yüzyılı’nın 30 yıl gerisinde. Ankara’dan Adıyaman’a geliyorsun, zaman makinesine biner gibi. Arada 30 yıl, 40 yıl fark ediyor. Geliyorsunuz vatandaşlarla bol bol fotoğraf çekmenin haricinde çözüm üretmiyorsunuz” ifadelerini kullandı.

Rakamlarla Adıyaman: 177 sanayi işletmesi, 17 bin istihdam

Adıyaman Organize Sanayi Bölgesi’ne ilişkin de rakamlar paylaşan Erdem:

“Adıyaman’da ne var? Adıyaman Organize Sanayi’de 177 tane irili ufaklı işletme var. Toplam çalışan sayısı yaklaşık 16 bin, 17 bin. Toplam ihracatı 60 milyon dolar.” dedi.

Erdem, Gaziantep’in ihracat hacminin Adıyaman’ın çok üzerinde olduğunu belirterek, iki komşu kent arasındaki sanayileşme ve ekonomik büyüklük farkının sorgulanması gerektiğini savundu.

.

 

Gaziantep örneği: “Yanı başımızdaki şehir üretim ve sanayide büyüyor”

Erdem, konuşmasında Adıyaman’ın durumunu komşu kent Gaziantep üzerinden de eleştirdi.

Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi’nin büyüklüğü ve oluşturduğu istihdamı örnek gösteren Erdem, komşu bir kentin üretim, sanayi ve ihracatta ulaştığı noktayla Adıyaman arasındaki farkın sorgulanması gerektiğini söyledi.

Erdem’in konuşmasında dikkat çektiği Gaziantep örneğini güncel veriler de ortaya koyuyor. Gaziantep OSB’nin Ağustos 2026 tarihli açıklamasında bölgede yaklaşık 300 bin kişinin çalıştığı belirtilirken, Gaziantep Sanayi Odası verilerine göre kent 2025 yılını 10 milyar 145 milyon dolar ihracatla tamamladı. 2026 yılının ilk dokuz ayında ise Gaziantep’in ihracatı yaklaşık 7 milyar 989 milyon dolara ulaştı.

Erdem, bu tablo üzerinden Adıyaman’ın yatırım, istihdam ve sanayileşmede neden aynı ivmeyi yakalayamadığının sorgulanması gerektiğini ifade etti.

Şanlıurfa örneği: “Adam TEKNOFEST yapıyor, biz ne yapıyoruz? Pekmez kazanın başında kerge festivali yapıyoruz ”

Serhat Erdem’in siyasi eleştirilerinde öne çıkardığı ikinci komşu kent ise Şanlıurfa oldu.

Şanlıurfa’nın ulusal ve uluslararası çapta ses getiren büyük organizasyonlara ev sahipliği yapmasını örnek gösteren Erdem, Adıyaman’ın tanıtımı ve geleceği için daha büyük vizyon ortaya konulması gerektiğini savundu.

Erdem konuşmasında:

“Bak yanı başımızda diğer komşumuz Urfa. Urfa ne yaptı? TEKNOFEST’i kaptı. Şu anda Urfa’nın tanıtımı için çok muazzam bir organizasyon” ifadelerini kullandı.

TEKNOFEST’in resmî programına göre TEKNOFEST 2026, 30 Eylül-4 Ekim 2026 tarihleri arasında Şanlıurfa GAP Havalimanı’nda gerçekleştiriliyor.

Erdem, Adıyaman’da gerçekleştirilen yerel etkinlikleri de eleştirerek büyük ölçekli bilim, teknoloji, turizm ve yatırım organizasyonlarının kente kazandırılması gerektiğini savundu.

Konuşmasındaki karşılaştırmayı sert ifadelerle dile getiren Erdem, Şanlıurfa’nın TEKNOFEST gibi büyük bir organizasyona ev sahipliği yaptığını hatırlatarak Adıyaman yöneticilerine “vizyon” eleştirisinde bulundu.

“Sizin gündeminiz kimin konvoyu daha kalabalık?”

Erdem, Adıyaman siyasetindeki karşılama törenleri ve siyasi güç tartışmalarına da tepki gösterdi.

Milletvekilleri ve siyasi aktörlerin gündeminin vatandaşların sorunları olması gerektiğini savunan Erdem:

“Havaalanında en çok kimin kalabalığı oldu? Kimin konvoyu daha fazlaydı? Kim kimi karşılamaya geldi? Sizin gündeminizde bu var. Veya memleketin abisi kim olacak? Sizin gündeminizde bu var.” dedi.

“Hepimiz size abi, ağam, paşam diyelim”

Erdem’in konuşmasında en dikkat çeken siyasi çıkış ise “memleketin abisi” tartışmasına yönelik sözleri oldu.

Vatandaşların milletvekillerine önemli bir sorumluluk verdiğini belirten Erdem:

“Bu insanlar, bu vatandaş size bu memlekette verilebilecek en şerefli makamı vermiş. Milletvekili seçmiş sizleri. İllaki abi olduğunuzda mı hizmet yapacaksınız?” diye sordu.

Ardından şu ifadeleri kullandı:

“O zaman toplanalım. Hepimiz sizlere abi diyelim, ağam diyelim, paşam diyelim. Fakat yeter ki bu memleketin sorunlarını görmezden gelmeyin.”

Belediye Başkanı’na: “Bunlar senin vatandaşın”

Sincik Belediye Başkanı’na da seslenen Erdem, yerel yönetimin vatandaşların itirazlarını dikkate almasını istedi.

“Bunlar senin vatandaşın, senin halkın, senin köylün, komşun, kirven, dayın, amcan” diyen Erdem, alternatif kaynaklar bulunurken Teşikan Yaylası’nda kalan suyun alınmaması çağrısında bulundu.

Erdem:

“İnsana vicdan lazım, insana merhamet lazım. Bakın orada kurdun, kuşun, karıncanın da hakkı var. Bu şekilde hizmet olmaz. Vatandaşa rağmen hizmet olmaz.” ifadelerini kullandı.

Muhtarlardan ortak tepki: “İki suyu verdik, kalan ikisine dokunmayın”

Serhat Erdem’in ardından söz alan köy muhtarları da Teşikan Yaylası’nda kalan su kaynaklarının alınmasına karşı olduklarını açıkladı.

İlk konuşan muhtar, daha önce iki su kaynağının verildiğini hatırlatarak:

“Biz gereken fedakârlığı yaptık zaten. İki tane çeşmemizi verdik. Öbür iki çeşmemize karışmasın” dedi.

Muhtar, yaylanın bal, peynir, süt ürünleri ve hayvancılık açısından bölge sakinleri için önemli bir geçim alanı olduğunu belirtti.

Heymenlik Köyü Muhtarı: “Suyu alırsanız yayla kalmaz”

Heymenlik Köyü Muhtarı Avser Yalçayı, daha önce iki su kaynağının verildiğini ve bu konuda protokol bulunduğunu belirterek kalan iki kaynağın alınmasına karşı çıktı.

Yalçayı:

“Bizim geçimimiz dedelerimizden, atalarımızdan bu yana bu yayladan sağlanıyor. Eğer o su alınırsa yayla kalmaz” ifadelerini kullandı.

Kurmapınar Köyü Muhtarı Hüseyin Kuşi: “Kimse yaylamızın suyunu kurutamaz”

Kurmapınar Köyü Muhtarı Hüseyin Kuşi ise:

“Yaylamızın suyunu kimse kurutamaz. Yayla bizim geçim kaynağımızdır. Kimsenin buna hakkı da yok, gücü de yok.” dedi.

Doğzu Köyü Muhtarı Mehmet Ükson: “Yaylamız dağa çevrilmesin”

Doğzu Köyü Muhtarı Mehmet Ükson da su kaynaklarının alınmasına karşı olduklarını belirterek:

“Yaylamızın yayla olarak kalmasını istiyoruz. Yaylamızın dağa çevrilmesini istemiyoruz” ifadelerini kullandı.

Kahta Dernekler Federasyonu’ndan birlik çağrısı

Basın açıklamasında söz alan Kahta Dernekler Federasyonu Genel Başkanı da Teşikan Yaylası’nın geçmişten gelecek nesillere bırakılmış bir miras olduğunu vurguladı.

“Teşikan Yaylası atalarımızdan, dedelerimizden, babalarımızdan kalan bir miras ve emanettir” diyen Federasyon Başkanı, bölge halkının birlik ve beraberlik içerisinde hareket etmesi gerektiğini söyledi.

Siyasi temsilcilerin de bölgedeki sorunlara daha fazla sahip çıkmasını isteyen Federasyon Başkanı, sorunların çözümünde istişare ve dayanışmanın önemine dikkat çekti.

Ortak mesaj: “Sincik susuz kalmasın, Teşikan da kurutulmasın”

Basın açıklamasına katılan Serhat Erdem, köy muhtarları, sivil toplum temsilcileri ve vatandaşların ortak talebi; Sincik’in içme suyu ihtiyacının karşılanması ancak bunun Teşikan Yaylası’nın tamamen susuz bırakılması pahasına yapılmaması oldu.

Katılımcılar; mevcut isale hattındaki su kayıplarının giderilmesini, çevredeki alternatif kaynakların değerlendirilmesini ve alınacak kararlarda köy muhtarları ile bölge halkının görüşlerinin dikkate alınmasını istedi.

Serhat Erdem ise mücadelenin hukuk yoluyla da devam edeceğini belirterek:

“Bu mücadelemiz bitmeyecek. Bugün de, yarın da, yarından sonra da devam edecek. Adıyaman’ın her yerinde sesi çıkmayan mağdur halkımızın sesi olacağız.” dedi.