Site Rengi

DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Adıyaman °C
Adıyaman
°C
°C
°C
°C
°C

Teşikan Yaylası’nda Su Mücadelesi: Siyasetçi İş İnsanı Serhat Erdem ve 5 Köy Muhtarından Hukuk Mücadelesi Kararı

05.09.2026
303
A+
A-

Adıyaman’ın Sincik ilçesindeki çok sayıda köyün yüzyıllardır hayvancılık, arıcılık ve yaylacılık amacıyla kullandığı Teşikan Yaylası’ndaki doğal kaynak sularının Sincik’e aktarılmasına yönelik yeni çalışma tepkiye neden oldu. Siyasetçi ve iş insanı Serhat Erdem, köy muhtarları ve vatandaşlarla birlikte yaylada yaptığı basın açıklamasında, kalan su kaynaklarının da alınmasının bölgedeki doğal yaşamı ve yaylacılık kültürünü ciddi şekilde etkileyeceğini savundu. Erdem, konunun yargıya taşınacağını belirterek hukuki çalışmaların başlatıldığını açıkladı.

Teşikan Yaylası’nda bir araya gelen siyasetçi ve iş insanı Serhat Erdem, köy muhtarları ve yöre sakinleri, yayladaki doğal kaynak sularının tamamının Sincik ilçesine aktarılmasının planlandığını öne sürerek projeye tepki gösterdi.

Basın mensuplarına açıklama yapan Erdem, meselenin Sincik halkının içme suyuna ulaşmasına karşı çıkmak olmadığının özellikle altını çizdi. Köylülerin de Sincik halkının su ihtiyacının karşılanmasını istediğini ifade eden Erdem, esas taleplerinin suyun paylaşımında “hakkaniyetli bir denge” kurulması olduğunu söyledi.

Erdem: “Bir tarafın sorununu çözerken diğer tarafın yaşamını ortadan kaldıramazsınız”

Konuşmasına doğal kaynakların toplumun ortak değeri olduğuna dikkat çekerek başlayan Serhat Erdem, Teşikan Yaylası’nın yüzyıllardır bölgede yaşayan ailelerin geçim kaynaklarından biri olduğunu söyledi.

Erdem, yaylada geçmişten bugüne hayvancılık ve arıcılık yapıldığını, ailelerin yaz aylarında çocuklarıyla birlikte bölgeye çıkarak yaylacılık kültürünü sürdürdüğünü belirterek, doğal su kaynaklarının ortadan kaldırılmasının yalnızca bir “su meselesi” olarak değerlendirilemeyeceğini ifade etti.

Erdem şöyle konuştu:

“Burada bir doğal hayat var, ekolojik sistem var, yayla kültürü var. İnsanlar yüzyıllardır burada çadır kurmuş, hayvancılık ve arıcılık yapmış. Bu geleneklerini çocuklarına ve torunlarına bırakmak istiyorlar. Bu onların en temel hakkıdır.”

2016’daki proje yeniden gündemde

Teşikan Yaylası’ndaki Beran Kaynağı’ndan Sincik ilçe merkezine su götürülmesine yönelik projenin geçmişine de değinen Erdem, dönemin açıklamalarında söz konusu suyun Sincik’in uzun yıllar boyunca içme suyu ihtiyacını karşılayacağının ifade edildiğini hatırlattı.

Nitekim 2016 yılında kamuoyuna yansıyan haberlerde dönemin Sincik Belediye Başkanı Hasari Altınel, Beran Suyu Projesi’nin ilçenin yaklaşık 40 yıllık içme suyu ihtiyacını karşılayacağını belirtmişti.

Erdem, yayladaki dört doğal kaynak gözünden ikisinin önceki projeyle Sincik’e götürüldüğünü, kalan iki kaynağın ise yaylacılık faaliyetleri ve doğal yaşam açısından korunmasının kararlaştırıldığını ifade etti.

“Suyun yarısının doğaya bırakılacağı kayıt altına alınmıştı”

Basın açıklamasında geçmiş yıllara ait olduğunu belirttiği resmî bir belgeyi de okuyan Erdem, proje kapsamında yaylada hayvancılık yapan vatandaşların mağdur edilmemesi amacıyla membadan elde edilen suyun yüzde 50’sinin doğaya bırakılmasının öngörüldüğünü söyledi.

Erdem’in basın açıklamasında okuduğu belgede, özetle, yaylacılık yapılan dönemlerde vatandaşların mağduriyet yaşamaması amacıyla kaynaktaki suyun bir bölümünün doğaya serbest bırakılacağının proje gerekçe raporuna işlendiği belirtildi.

Erdem, buna rağmen şimdi kalan iki kaynak gözünün de Sincik’e aktarılmasının gündemde olduğunu savundu.

Afet konutlarının su ihtiyacı için yeni proje iddiası

Serhat Erdem, yeni çalışmanın Sincik’te yapılan deprem konutlarının içme suyu ihtiyacı nedeniyle gündeme geldiğini öne sürdü.

Erdem’in aktardığına göre, afet konutları için ihtiyaç duyulan suyun mevcut belediye kaynaklarından karşılanamayacağının belirtilmesi üzerine Teşikan Yaylası’nda kalan kaynakların da sisteme dahil edilmesi gündeme geldi.

Erdem, Sincik halkının ve afet konutlarında yaşayan vatandaşların su ihtiyacının mutlaka karşılanması gerektiğini ancak bunun Teşikan Yaylası’ndaki yaşamı sona erdirecek şekilde yapılmaması gerektiğini söyledi.

Erdem’den iki alternatif: “Önce kayıp suyu sisteme kazandırın”

Mevcut isale hattında ciddi miktarda suyun boşa aktığını öne süren Erdem, yeni kaynaklara müdahale edilmeden önce mevcut hattaki kayıp ve kaçakların giderilmesi gerektiğini belirtti.

Erdem, ellerinde boşa akan suyu gösteren görüntüler bulunduğunu ve bunların basın mensuplarıyla da paylaşılacağını ifade ederek şöyle konuştu:

“Bir tarafta boşa giden bir su var, diğer tarafta ise bu su değerlendirilmeden kalan iki gözün de götürülmesine yönelik yeni bir proje var. Önce mevcut isale hattındaki problemi çözün. Boşa akan suyu sisteme dahil edin.”

Erdem ayrıca bölgede Yarpuzlu tarafındaki su kaynaklarının da alternatif olarak değerlendirilebileceğini savundu.

“Sincik halkıyla köylülerin karşı karşıya getirilmesine izin verilmemeli”

Erdem, Teşikan Yaylası’nı kullanan köylülerin Sincik halkıyla herhangi bir sorunlarının bulunmadığını özellikle vurguladı.

Köylülerle tek tek görüştüğünü söyleyen Erdem, vatandaşların yaklaşımını şu sözlerle aktardı:

“Sincik’te yaşayanlar da bizim akrabamız, oğlumuz, gelinimiz, komşumuz. Onlar da elbette sudan yararlansın. Kimse buna karşı çıkmıyor. Bizim söylediğimiz, suyu götürürken burada yaşayan insanları ve doğal hayatı da yok saymayın.”

Erdem, su meselesinin köyler ve vatandaşlar arasında gerilim oluşturabilecek hassas bir konu olduğuna dikkat çekerek yetkililere ortak akıl çağrısında bulundu.

“Buradaki insanlar çatışma istemiyor, ayrışma istemiyor. ‘Biz paylaşmaya razıyız fakat yok sayılmaya razı değiliz’ diyorlar. Bir tarafı da diğer tarafı da dinleyip hakkaniyetli bir çözüm üretilebilir.”

Hukuki mücadele başlıyor

Açıklamanın en dikkat çeken bölümlerinden biri ise hukuki süreç oldu.

Toplumda mağduriyet ve haksızlık olduğunu düşündüğü konularda daha önce de yargı yoluna başvuran siyasetçi ve iş insanı Serhat Erdem, Teşikan Yaylası konusunda da köylülerle birlikte hukuki mücadele vereceklerini açıkladı.

Erdem’in eşi Avukat Eda Güç Erdem, kendi adını taşıyan hukuk bürosunun kurucusu olarak avukatlık faaliyetlerini sürdürüyor. Serhat Erdem de basın açıklamasında ellerindeki belgelerin, görüntülerin ve diğer delillerin hukuki süreç kapsamında değerlendirileceğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Bizler köylüyle birlikte, bu dayanışmayla ve birlik beraberlikle bu işin peşini bırakmayacağız. Bununla ilgili hukuki süreci de başlatıyoruz.”

Konuşmasının sonunda ise hukuki hazırlıkların fiilen başladığını vurgulayan Erdem, “Çözülmediği takdirde bunlarla ilgili hukuki çalışmamızı başlattık. Bugün de halkımızın yanındayız, yarın da halkımızın yanında olacağız” dedi.

MUHTARLAR TEK TEK KONUŞTU

Basın açıklamasına katılan köy muhtarları da söz alarak Teşikan Yaylası’nın bölge halkı açısından taşıdığı önemi ve su projesine yönelik itirazlarını anlattı.

Doluca Köyü Muhtarı Ramazan Yıldırım: “Görüntüleri avukata teslim ettik”

Kahta Kaymakamlığı kayıtlarında Doluca Köyü Muhtarı olarak yer alan Ramazan Yıldırım, mevcut su hattındaki kayıplara dikkat çekti.

Yıldırım, daha önce suyun belirli bir bölümünün doğada bırakılmasına ilişkin resmî düzenleme yapıldığını ancak uygulamada bunun sağlanmadığını savundu.

Boşa akan suya ilişkin görüntülerinin bulunduğunu belirten Yıldırım, bu kayıtları hukuki süreçte kullanılmak üzere avukata teslim ettiklerini söyledi.

Yıldırım, mevcut isale hattında yapılacak teknik düzenlemeyle sorunun büyük ölçüde çözülebileceğini ileri sürerek, yaklaşık iki kilometrelik bölümde hattın kotunun değiştirilmesinin suyun sisteme kazandırılmasına yardımcı olacağını ifade etti.

“Yeni bir hat açmak yerine mevcut hattaki problemi giderirseniz bu sıkıntı çözülür” diyen Yıldırım, kalan doğal kaynakların alınmasına ihtiyaç bulunmadığını savundu.

Çatbahçe Köyü Muhtarı: “Burası köylerin ortak yaşam ve geçim alanıdır”

Sincik’in Çatbahçe Köyü adına konuşan muhtar, Teşikan Yaylası’nın yalnızca tek bir yerleşim yerinin değil, çok sayıda köy ve mezranın ortak kullanım alanı olduğunu söyledi.

Sincik Kaymakamlığı’nın güncel muhtar listesinde Çatbahçe Köyü Muhtarı Mehmet Delikanlı olarak yer alıyor.

Çatbahçe Muhtarı, yaylada köylülerin yıllardır hayvancılık ve arıcılık yaptığını belirterek bölgenin ekonomik ve kültürel önemine dikkat çekti.

Yaklaşık altı köy ve bunlara bağlı mezraların yayladan yararlandığını ifade eden muhtar, geçmişte bölgede binlerce kişinin yaylacılıkla geçimini sağladığını söyledi.

Muhtar ayrıca Teşikan Yaylası’ndaki arazi sorunlarının çözülmesi için kadastro çalışması yapılması yönünde talepte bulunarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere yetkililere çağrıda bulundu.

Bağözü Köyü Muhtarı Mehmet Türsun: “Boşa akan su hatta verilirse sorun kalmaz”

Kahta Kaymakamlığı kayıtlarında Bağözü Köyü Muhtarı Mehmet Türsun olarak yer alan muhtar da mevcut hatta boşa akan suyun değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Türsun, Teşikan Yaylası’nda boşa aktığını belirttiği suyun mevcut isale hattına eklenmesi halinde yeni kaynakların alınmasına gerek kalmayacağını savundu.

Muhtar, çözümün yeni doğal kaynakları sisteme dahil etmek yerine mevcut suyun daha verimli kullanılmasında olduğunu ifade etti.

Teğmenli Köyü Muhtarı Abuzer Yalçıkkaya: “Su giderse hayvancılık ve arıcılık yapanlar mağdur olur”

Kahta’nın Teğmenli Köyü Muhtarı Abuzer Yalçıkkaya, yayladaki suyun bölge halkı açısından hayati önem taşıdığını söyledi. Yalçıkkaya’nın Teğmenli Köyü Muhtarı olduğu Kahta Kaymakamlığı’nın güncel kayıtlarında da yer alıyor.

Yalçıkkaya, geçmişte atalarının da Teşikan Yaylası’nda hayvancılık ve arıcılık yaparak geçimlerini sağladığını belirterek bu kültürün gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini söyledi.

Yalçıkkaya şöyle konuştu:

“Bu su yaylaya giden insanlara, hayvancılık yapanlara, arıcılık yapanlara lazım. Dedelerimiz ve babalarımız burada geçimini sağlamış. Bundan sonra insanların yaylaya gelmeyeceğini kimse söyleyemez. Suyu tamamen aldığınız zaman buradaki insanları mağdur etmiş olursunuz.”

Yalçıkkaya da diğer muhtarlar gibi mevcut sistemde boşa akan suyun isale hattına aktarılması durumunda kalan kaynakların alınmasına ihtiyaç kalmayacağını savundu.

Yapraklı Köyü Muhtarı Hüseyin Uçar: “Su olmazsa hayat olmaz”

Kahta Kaymakamlığı kayıtlarında Yapraklı Köyü Muhtarı Hüseyin Uçar olarak yer alan isim de yaylanın bölge halkının geçim kaynaklarından biri olduğunu söyledi.

Uçar, konuşmasında suyun yaylacılık açısından vazgeçilmez olduğunu belirterek, “Teşikan Yaylası bizim geçim kaynağımız. Su olmazsa hayat olmaz” mesajı verdi.

Mevcut sistemde kaybedildiğini savunduğu suyun tekrar isale hattına bağlanması halinde Sincik’in su ihtiyacına katkı sağlanacağını söyleyen Uçar, yayladaki doğal kaynakların korunmasını istedi.

“TEŞİKAN YAYLASI SAHİPSİZ DEĞİLDİR”

Toplantının son bölümünde söz alan muhtarlar ve vatandaşlar, Teşikan Yaylası’nın bölge halkının ortak değeri olduğuna vurgu yaptı.

“Teşikan Yaylası sahipsiz değildir, inşallah bundan sonra da sahipsiz olmayacaktır” mesajı verilen açıklamalarda, meselenin herhangi bir köy veya ilçe arasında tartışmaya dönüştürülmemesi istendi.

Serhat Erdem de son konuşmasında kardeşlik ve ortak çözüm çağrısını yineleyerek, yetkililere özellikle Sincik Kaymakamlığı üzerinden seslendi.

Erdem, “Hakkaniyetli bir düzenlemeyle bu mağduriyetin önüne geçilebilir. İnsanları karşı karşıya getirmeden, ortak akılla ve adaletle bu mesele çözülebilir” dedi.

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.